MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2015 tarih ve 2013/355-2015/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının dava dışı ... Bakanlığı’nın personel taşıma işini üstlendiğini, müvekkilinin ise davalı ile arasındaki alt taşıyıcı sözleşme gereğince personel taşıma hizmeti verdiğini, müvekkilinin ücretinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 5.904,00 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında alt taşıma ilişkisi olduğunu, ancak davacının 2012 yılı Eylül ayında haber vermeden işi bıraktığını ve müvekkili tarafından personelin taksi ile taşımak zorunda kaldığını, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alt taşıma sözleşmesi olduğu, davadışı ... Bakanlığı’nın kayıtlarına göre davacının servis aracının 2012 yılı Ağustos ayında 20 gün taşıma yaptığının belirlendiği, Eylül 2012 için taşıma ile ilgili puantaja rastlanılmadığı, davacının taşıma ile ilgili günlük/aylık ücret tutarı ile ilgili iddiada bulunmadığı, sadece iki adet fatura sunduğu ve faturanın teslimine ilişkin kaydın da bulunmadığı, davacının çalıştığı gün üzerinden hesaplanan hakedilen miktardan davalı ödemeleri mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği meblağın 1.182,50 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasında yapılan takibin 183,50 TL'ine davalının yaptığı itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve alt taşıyıcının ücret alacağına ilişkin üst taşıyıcı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nın 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK'nın 5/3. maddesi "asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmünü haizdir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, taşıma hukukundan doğan hukuk davaları, ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Mahkemelerin görevi, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın mutlak ticari dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy