MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Asıl ve birleşen dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ve yukarıda tarih - numarası yazılı olup davaların kısmen kabulüne dair hükmün Yargıtayca incelenmesi her iki taraf vekili tarafından istenilmekle dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada mümeyyiz davacı vekilinin yerel mahkemenin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen 14.10.2016 havale tarihli dilekçesiyle davadan ve temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dava dosyası re'sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate (vazgeçmeye) ilişkin beyanının usulen tevsik olunduğu anlaşılmakla, HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğrucu nitelikte olduğu kanısına varılmış, Yargıtay İBK'nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK'nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma neden ve biçimine göre dava yanın temyiz isteminden vazgeçmesiyle ilgili olarak aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.