MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2015 gün ve 2015/93-2015/267 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/04/2016 gün ve 2015/13218-2016/3667 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taşıma şirketi olan davalının müvekkilinden taşımacılık hizmeti satın aldığını, verilen hizmet karşılığı 22/08/2010 tarih 38.727,60 TL, 26/08/2010 tarih 47.086,72 TL ve 29/08/2010 tarih 10.231,78 TL bedelli faturaların düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalının bu faturalara konu bedelleri ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının düzenlediği faturalar uyarınca kötü niyetle takip başlattığını oysa müvekkili tarafından düzenlenip davacıya tebliğ edilen faturalar gereği davacının müvekkiline borcu bulunup bu borç bedellerinin mahsup edilmediğini, 30/11/2010 tarihi itibari ile müvekkili tarafından davacıya 43.459,92 TL ödeme yapılmakla hiçbir borcun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, cevap dilekçesi, yargılama sırasında verdiği diğer dilekçeler ve beyanlarında alt taşıyıcı olan davacının taşıma işini üstlendiği malları alıcılarına hasarlı teslim ettiğini, üst taşıyan olan müvekkilince düzenlenen fatura bedelleri düşüldükten sonra ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacıya borcu olmadığının tespit edileceğini savunarak, söz konusu hasarlı teslime ilişkin düzenlenen faturalar ve birtakım belgeler sunmuştur. Mahkemece, “....davanın niteliği gereği itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki ilişkide takip tarihi itibari ile alacak ve borç durumunun saptanması gerektiğinden davalının bu faturalardan dolayı davacıdan her zaman talepte bulunma hakkının mevcut olduğu gözetilerek takipten sonra düzenlenen ve
takipten sonra tebliğ edilen faturaların takip tarihi itibari ile alacağın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne...” karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nin 785. maddesine göre, “ ... tazminat; ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Şu kadar ki; tazminatın piyasa değerine göre tayin edildiği hallerde zıya dolayısiyle ödenmemiş bulunan gümrük resmi, taşıma ücreti ve sair masraflar malın piyasa değerinden indirilir." Davalı tarafça belirtilen hasar tarihi dikkate alınarak TTK’nin 785 vd. maddeleri çerçevesinde zarar olup olmadığı belirlenip takibe konulan navluna hak kazanılıp kazanılmadığının işbu davada değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece navlun alacağını doğuran taşıma ya da taşımalarda meydana geldiği ileri sürülen hasarın oluşup oluşmadığının işbu davada değerlendirilmesi ve anılan yöne ilişkin davalı taraf savunmasının da mahsup talebi niteliğinde olduğunun gözetilmesi suretiyle somut olayın değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 05.04.2016 tarih, 2015/13218 Esas-2016/3667 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme isteminin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Dairemizin 05.04.2016 tarih, 2015/13218 Esas-2016/3667 Karar sayılı onama ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy