Taraflar arasında görülen davada verilen 02/10/2015 tarih ve 2014/163-2015/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili olan sigorta şirketi tarafından sigortalana satın aldığı spektometre cihazının 12/08/2013 tarihinde elektrik enerjisindeki dalgalanmalar nedeni ile arızalandığını, müvekkilinin bu hasar sebebi ile şirkete 26.701,70 TL ödeme yaptığını ileri sürerek yapılan ödemenin enerji sağlayan şirketten rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili şirketin elektriksel fider, kesinti, beslenme ve arıza, bakım, onarım işlerinin ...'ne ait olduğunu, olayın gerçekleştiği tarihte müvekkil kurumun faaliyet sahasında herhangi bir kesinti ve arızanın oluşmadığını, ekspertiz raporunda hasarın termometre ve soğutmaya ilişkin olduğunun açıklandığını, cihazın çok hassas dalgalanmalardan etkilendiği düşünüldüğünde cihazın korunmasına ilişk asiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı tarafından davalı ...'ne karşı aynı zararın tazminine ilişkin olarak açılan aynı mahkemenin 2014/338 Esas sayılı dosyası bu dosya ile birleştirilmiştir.
Birleşen dosya davalısı kaynaklanan elektrik dalgalanmalarından sorumlu tutulamayacağını, arızanın elektrik enerjisindeki dalgalanmadan meydana geldiği kabul edilecek olsa dahi bu halde elektrik dalgalanmalarına karşı gerekli önlemleri almayan sigorta lehtarının müterafik kusurundan dolayı indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen hasarda davalılar sağladığı elektrik enerjisinin kalitesinin elektrik piyasası maddesine uygun olmadığını ispatlar mahiyette dosyada belge bulunmadığı ve iddia olunan gerilim dalgalanmasının diğer cihazlarda hasar yaratmamış olması nedeni ile tolerans sınırları dahilinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, bu sebeple davalılara kusur atfetmenin mümkün olmadığı,sahip olduğu son derece hassas cihazın işletilmesi ve korunması hususunda sürekli olarak devrede olması gereken uygun bir adet kullanmadığı, davacı sigortacının davalılara rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy