MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2013/166-2015/679 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 25.03.2013 tarihinde müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 16.000 TL'nin internet bankacılığı yoluyla ... Bankasında bulunan başka bir kişi hesabına eft yoluyla gönderildiğini, bu konuda kendi telefonuna mesaj gelmesi üzerine 50 metre mesafedeki şubeye giderek durumu bildirdiğini, ... Bankası ile görüşmeler esnasındaki zaman kaybı nedeniyle paranın çekildiğini, müvekkilinin parola ve şifrelerini 3. kişilerle paylaşmadığını ileri sürerek 16.000 TL'nin paranın gönderildiği tarihten itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait kişisel bilgilerin müvekkilinin sisteminden ele geçirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın ispat gücü açısından ıslak imzaya eşdeğer elektronik imza yerine hukuki ve teknik altyapısı olmayan bir şifre sistemi kullandığı, mevcut donanım, teknik eleman ve teknolojisiyle müşteriye göre çok daha avantajlı olması dolayısıyla bu tür profesyonel dolandırıcılıklarda önlem almada öncelikli durumda olduğu, somut olayda güvenlik tedbirindeki eksikliğinden dolayı objektif özen borcunu yerine getirmediği, davalının güven kurumu olması sebebiyle en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.063,76 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy