Taraflar arasında görülen davadae verilen 24/12/2015 tarih ve 2015/308-2015/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacıdan para tahsil edip iade etmediğini, bu nedenle davalılar aleyhine alacak davası açıldığını, dava sonucunda 18/09/2012 tarihinde davalıların müteselsil borçlu olarak davacıya 8.108,93 Euro ana parayı 02/06/2011 tarihinden itibaren 837,52 Euro tutarında ek meblağı 02/06/2011 tarihinden itibaren baz faizine ek % 5 faizi ile ödenmesine hükmedildiği, mahkeme kararının 22/09/2014 tarihinde kesinleştiğini, davalılara 31/10/2012 tarihinde usulüne uygun olarak kararın tebliğ olunduğunu, yeminli tercümana tercüme ettirildiği ileri sürerek kararın tanıma ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kendilerine usulüne uygun tebligatın yapılmamış olduğunu, ilamın kesinleştiğini gösteren belgenin müvekkiline tebliğinin nasıl ve hangi tarihte yapıldığına ilişkin bir ifadenin bulunmasının zorunlu olduğunu, yabancı mahkemece yapıldığı bildirilen kesinleşme işleminin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bu türden bir borç ilişkisi doğuracak hiç bir hukuki ilişki mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava yabancı ülkede verilen kararın tanınması ve tenfizi isteminden ibaret olduğu, kararında davacı ... vekili ve meslektaşları, davalı ...Ş. yönetim kurulu temsilen ..., davalı ... vekili l olmak üzere yapılan yargılama sonucunda karar verilmiş olduğu, söz konusu kararın 22 Eylül 2014 tarihli tasdik şerhi ile onaylandığı, yargılama sırasında bürosunun aracılığı ile 01/06/2011 tarihinde ... 'e tebligatın yapılmış olduğu, yine tarafından dava ile ilgili 11/10/2012 günlü kararın tebliğ alınmış olduğu,her iki davalı yönünden davayı temsil yetkisinin bulunduğu ve vekaletnamesinin olduğu, Yabancı mahkeme karşılıklılık esasına göre ./..
ve davanın konusunun alacak olmasına göre ilamın tanınması ve tenfizi yönünden koşulun gerçekleştiği, dava dilekçesi ekinde sunulan kararının apostil şerhi kararın ve apostil şerhinin usulüne uygun onaylanmış tercümesi ve tebligat evraklarının olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy