Taraflar arasında görülen davada verilen 16/12/2015 tarih ve 2012/53-2015/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, yönetiminin olduğu dönemde davalı şirketin sigorta poliçelerine aracılık ettiğini, müvekkilinin kendi komisyonundan yaptığı indirim neticesinde davalının prim borcunun 183.105,50 TL olarak anlaşıldığını, müvekkilinin davalıya yaklaşık olarak 17.723,00 TL kendi komisyonundan indirim yaptığını 6 ay kadar sonra davalı şirketin eski sahiplerine iade ettiğini, iadenin hemen ertesinde davalı şirketin keyfi olarak sigorta poliçelerini iptal ettiğini, iptalden sonra davalı şirketin müvekkili şirketten 7.319,89 TL alacağının kaldığını, davalı şirketin 25.042,82 TL asıl alacak talep ettiğini, davalının 7.319,89 TL alacağına, davalı indirimi de katınca 25.042,82 TL alacak meydana geldiğini, müvekkilinin komisyondan yapmış olduğu indirimin davalının alacağına eklenmesinin mümkün olmadığını, davalının talep ettiği 25.042,82 TL'nin ödenmesi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu haksız talep ödenmeyince davalı şirketin müvekkili şirket aleyhine 2010/26122 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe süresinde itiraz edilmesi unutulduğu için takibin kesinleştiğini ve müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde davalı şirkete ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı şirkete toplam 33.464,00 TL ödendiğini, bu paradan davalının alacağı olan 7.319,89 TL çıkarıldığında davalıya icra takibine itirazın atlanılması nedeniyle, haksız yere yaklaşık 26.390,98 TL ödenmiş olduğunu iddia ederek, davalı şirkete haksız yere ödenen 26.390,98 TL nin davalı şirketten tahsiline ve alacağın %40'ı oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketleri iade etmesinden sonra davacı ile yapılan görüşmelerle poliçelerin iptal edilmesi konusunda anlaşıldığını, davacının bu hususu kabul etmediğini, hem indirim sağlanması hem de poliçelerin iptali ile davacının toplamda 25.042,82 TL borcunun ortaya çıktığını 2008 takvim yılı sonunda ve bağımsız denetime tabi büyük şirketlerde mutat olduğu üzere davacıya mutabakat mektubu gönderildiği, müvekkili şirkete 25.042,82 TL tutarında borçlu olduğunu gösteren mutabakat yazısının gönderildiğini, akabinde davacı hakkında icra takibine başlanıldığını, davacının ödeme emrine itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı şirketin ilgili tarihteki yönetimi ile indirim uygulanmak suretiyle 1 yılı süreli olarak toplam 180.105,50 TL bedel ile sigorta poliçeleri tanzim ettiği, bilahare davalı şirket yönetiminde poliçelerin süresi dolmadan önce iptal edildiği, belirlenen bedel üzerinden poliçelerin geçerlilik dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden borç hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, buna göre iptal edilen dönem için tahakkuk ettirilen bedelin sigortalıya geri ödenmesi gerektiği ve bu haliyle davalı tarafça girişilen icra takibinde davacı taraftan yapılan tahsilde bir usulsüzlük olmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde, davacı tarafça poliçelerin iptali nedeniyle uygulanan indirimin de geri iade edilmesi gerektiğine yönelik bir hüküm bulunmadığından, bu yöndeki talebin sigorta hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy