MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 38. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/06/2012 gün ve 2011/460 - 2012/158 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/01/2016 gün ve 2015/15654 - 2016/427 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin borcundan dolayı şirkete ait taşınmazın satışa çıkarılmasına rağmen satılamadığını, bu nedenle teferruğ kararı alındığını, ancak şirketin tasfiye edilmesi sebebiyle bu kararın uygulanamadığını, kamu borcu kapatılmadan şirketin tasfiyesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sicil Müdürlüğü, sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satışı ile sınırlı olmak üzere ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ihyasına dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy