....
Taraflar arasındaki protokole aykırılıktan kaynaklanan cezai şart istemli davada, mahkemece verilen ve yukarıda tarih ve numarası yazılı olan davanın kısmen kabulüne dair kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup, aşamada davacı vekili Av. ...’ün 08.06.2016 tarihli dilekçesi ile davadan bütün sonuçları ile birlikte feragat ettiklerini bildirdiği gözlenmiş olmakla dosya ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup, davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, HMK'nin 74. maddesi ile HMK’nin 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nin 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı tarafın davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....