MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2016 tarih ve 2014/326-2016/314 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... dışında çalışan müvekkilinden davalı tarafından belge karşılığında iyiniyet kurallarına aykırı vaatlerle para tahsil edildiğini, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz ve istenildiği an geri ödeneceği beyanlarında bulunulduğunu, paranın geri ödenmesi yönündeki davacı talebinin reddedildiğini, davalının bu şekilde müvekkilinden para toplamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının hileye maruz kaldığını, gurbetçilerden benzer şekilde para toplanması nedeniyle görülen pek dava olduğunu, ödenen bedellerin iadesi gerektiğinin yerleşik uygulamaya dönüştüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalıya ödenen bedelin şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş; davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacının elinde hisse senedi var ise davalı şirketle arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, bu durumda da hisse senetlerinin davalı tarafından geri alınmasının ve bedellerinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının bir zararının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı şirketin SPK'ya sunduğu 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği yemin karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az hisse senedi verildiği, davalı tarafın davalıdan aldığını bildirdiği ve ortaklığa ilişkin kabul ve ikrar ettiği hisselerin nominal değerlerinin mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talebin reddine, alacak davasının kabulüne, 10.000,00 TL'nin 04/08/2011 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yüksek faiz ve istenildiği an geri ödeneceği vaadinde bulunularak tahsil edildiği bildirilen paranın ödenmesi istemine ilişkindir. Davalı şirketin birleşme ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu'na kendisinin verdiği 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirket hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşsa da, SPK'ya sunulan söz konusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalı tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle ... dışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalı tarafından kayda alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta...Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,...'un imzalı ifadesinde, ... şirketinin ...'daki temsilcisinin hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki ... şirketine götürmesi amacıyla kendisine teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketçe ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulünün gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan Haşim Bayram imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, böylelikle davalının haksız fiilde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davalı şirketçe SPK'ya yazılan 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak tespit edilen alacaktan davacının da kabulünde olan ödenen bedeller mahsup edildikten sonra kalanın tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile davacının şirket ortağı olduğunun kabulü ile söz konusu miktardan hisse senetlerinin nominal bedelleri düşülerek eksik tahsil hükmü kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye512,33 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy