MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2013/604-2015/837 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 18.137,00 EURO'nun (34.922,79 TL) tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı ... ... İht. Mad. Paz. ve Tic. A....nin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, davalı şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirketler olduklarını, TTK'nin 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, davalı şirketlerin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı ...’a husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davaya konu ... İhtiyaç Mad. Paz. ve Tic. A....ye ait hisselerin devrine ilişkin 13/07/2010 tarihli hisse devir kabul sözleşmesi ile yapılan sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davacıyla davalı ... İhtiyaç Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 34.922,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ve ... vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemenin 29/03/2012 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, geçerli bir ortaklık ilişkisinin olmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 34.922,79.TL'nin tahsil tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılar ... İhtiyaç Maddeleri A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş olup, hüküm adı geçen davalılar yararına bozulmuştur. Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususun kesinleşmiş olması nedeniyle mahkemece hükmedilen alacağa kanuni faizin işletilmesi gerekirken hüküm altına alınan alacağın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Ve Tic. A.Ş. ve ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ve ... hakkında verilen kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemenin 29/03/2012 tarihli ilamı ile davalı ...Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davalı ...Ş.’nin de dava konusu alacaktan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünde yer alan “ticari avans” ibarelerinin karardan çıkartılarak yerine “kanuni” ibaresinin eklenmesine, davalılar ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Tic. A.Ş. ve ... hakkında verilen kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy