MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/02/2016 tarih ve 2015/92-2016/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...’daki satıcından aldığı buğday kepeği emtiasının davalının sorumlu olduğu gemiyle İskenderun Limanına taşındığını, tam ve hasarsız olarak yüklenen emtianın bir kısmının ıslanmış ve bir kısmının ise bozulmuş olduğunun tespit edildiğini, halen bozulmanın devam ettiğinin anlaşıldığını, zararının ödenmediğini ileri sürerek, 890.440 USD alacağın ve fer’ilerinin temini amacıyla davalıya ait gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yurt dışından satın aldığı 3 adet konşimento muhteviyatı toplam 7.216.00 M/Ton paletlenmiş buğday kepeğinin... gemisi ile....'dan ... Limanına getirildiği, 2008/128 D.İş sayılı tespit dosyasında bilirkişi kurulunca yükün hasarlandığı tespit edilmiş ise de 2008/154 D.İş, 2008/14 D.İş, 2008/123 D.İş, 2008/124 D.İş ve 2008/142 D.İş sayılı dosyalarında yapılan tespitler ve bozma sonrası alınan 18/03/2014 tarihli bilirkişi raporları sonucu geminin yola, yüke ve denize elverişli olduğu, dava konusu yükün taşıma sırasında hasarlanmadığı, yükte deniz suyu bulaşığı olmadığının birbirini teyit eden bilirkişi raporlarıyla sabit olduğundan 2008/128 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ve fer’ilerinin temini amacıyla davalıya ait gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davasını maktu harç yatırmak suretiyle açmıştır. Davalı tarafça yargılama sırasında bu yönde bir itiraz ileri sürülmemiştir. Mahkemece bu yönde bir saptama yapılmadan davanın esası hakkında gerekli araştırma yapılarak davanın reddine karar verilmiş; davalı taraf lehine de tarife uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak mahkemece, başlangıçta yatırılan maktu harç ile yetinilerek, harcın ikmal ettirilmesi yoluna gidilmeksizin yargılama bitirilip davanın esası hakkında ret kararı verilirken, yargılama aşamasında davalı tarafın da eksik harcın tamamlatılması konusunda bir itirazı olmadığı halde davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş (Emsal Yargıtay HGK’nin 07.05.2014 tarih 2013/17-1828 K. 2014/583K.) ve hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. nolu bendinde “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 67.983,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Dava, 890.440 USD alacağın temini amacıyla gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Sayın Çoğunluk tarafından da kabul edildiği üzere davanın nisbi harç alınarak görülmesi ve eksik harcın 492 s. Harçlar Kanununun 16, 27/son 30. maddeleri gereğince mahkemece re'sen ikmal ettirilmesi, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Mahkemece bu lazime yerine getirilmemiş; davalının da bu yönde bir itirazı olmamıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesi ile Tarife'nin üçüncü kısmında konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda ücretin nisbi olarak belirleneceği gösterilmiştir. Tarife'de bu değer üzerinden harç ödenmesi veya en azından davalının bu yönde itirazda bulunması nisbi vekalet ücreti tayini için ön şart olarak gösterilmemiştir. Bu nedenle Sayın Çoğunluğun davalının eksik harcın tamamlatılması konusunda itirazı olmaması nedeniyle vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğine ilişkin kararına katılmıyorum.