MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2015 tarih ve 2014/972-2015/470 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/04/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalının siparişi üzerine .. ... gemisine muhtelif zamanlarda yakıt tedarik ettiğini, bu nedenle faturalar düzenlendiğini, satılan akaryakıt ile bundan kaynaklanan alacağın davalının kabulünde olduğunu ancak davalının fatura borcunu öngörülen vadelerde ödemediğini, bu nedenle taraflar arasındaki anlaşma gereğince faiz işlediğini, yakıt sipariş formlarında gecikmeler için % 5 oranında faiz uygulanacağı hükmünün yer aldığını, bu nedenle davalı tarafından yapılan ödemelerin öncelikle faiz borcuna mahsup edildiğini, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine de davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın dayanağı olan sipariş onay mektuplarında yakıt tedarik ve satımına ilişkin standart şartalara atıf yapıldığını, anılan şartların 16. maddesinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar için ABD mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereğince mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili ... Den. Tic. Ltd. Şti'nin borç ya da alacak doğuran bir sözleşmenin tarafı olmadığını, yakıt alımı yapılan ... isimli geminin donatanı ya da işleteni de olmadığını, sadece geminin teknik yönetiminden sorumlu olduğunu, bu nedenle . .... Tic. Ltd. Şti'nin dava konusu olan yakıt tedarik sözleşmesi bakımından konumunun donatanın temsilcisi olmaktan ibaret ve bununla sınırlı bulunduğunu,... gemisine davacı tarafından verilen yağ ve yakıt için ödenmemiş herhangi bir faturanın bulunmadığını, faturalarda yer alan faiz kaydının tarafların rızasını içeren bir anlaşma olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yetki itirazının dayanağı olan yakıt satış ve tedarik şartlarının 16. maddesinde taraflar arasında ortaya çıkacak uyuşmazlığın Amerikan Eyalet Mahkemelerinde çözümleneceği belirtilmiş olup, söz konusu yetki sözleşmesinde somut bir mahkemenin belirlenmemiş olması, yani yetki sözleşmesinin yetkili mahkemenin belirlenmesine imkan verecek bilgileri içermemesi nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilerek, davalının yetki itirazı reddedilmiş, davacının davalıya ... gemisi için yakıt tedarik ederek yakıt bedeli için 3 adet fatura düzenlediği, söz konusu faturalar ile yapılan ödemelerin davalının ticari defterlerinde davacıya ait cari hesapta kayıtlı olduğu, bu nedenle yakıt alım satımı, satıma ilişkin faturalar ile davalı ödemeleri konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmayıp uyuşmazlığın faiz alacağına ilişkin olduğu, taraflar arasında düzenlenen yakıt sipariş formlarında ödemede gecikme olması halinde aylık % 5 oranında faiz uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacının fatura borcu için 24/05/2013 tarihinde mail yolu ile davalıya borç bildiriminde bulunduğu, ihtarname niteliğindeki yazıda 37.177,91 USD'nin 60 gün içinde 23/07/2013 tarihine kadar ödenmesinin karşı yana bildirildiği, borcun 33.133,91 USD'sinin 60 günlük vadede ödendiği, geriye 4.044 USD'nin kaldığı, davalı 24/07/2013 tarihinde temerrüde düştüğünden vadesinde ödenmeyen 4.044 USD tutarındaki borç için davacının gecikme faizi isteyebileceği, davalının bakiye borcunu 04/04/2014 tarihinde ödediği, temerrüd tarihinden ödeme tarihine kadarki faiz alacağının ise 1.718,70 USD olduğu, faiz borcu için icra inkar tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının kısmen iptaline, 1.718,70 USD faiz alacağının davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl borç tutarı dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısma ilişkin olarak, davacının kötü niyetle takip yaptığı anlaşılamadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 107,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy