MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24/03/2015 gün ve 2014/1028 - 2015/172 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/04/2016 gün ve 2015/9137 - 2016/4490 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Almanya’da işçi olarak çalıştıkları şirketten emekli olduktan sonra 1984 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptığını, davalı bankanın ... Temsilciliğinde 12/06/1984 tarihinde yazılı talimat vererek adlarına gelen bütün mevduatın aynı bankanın ... Şubesi’ne adlarına açılan hesaplarına havale edilmesini istediklerini, davacılar adına...Bankası ... Temsilciliğine yatan ve adlarına ... Şubesine havale edilen ihtiyarlık sigorta primlerinin davalı bankaca müvekkillerine ödenmediğini, toplam 40.407 DM’den 10.000 DM’lik kısmın ... 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/30 E. 2013/25K Sayılı dosyada hüküm altına alındığını bakiye alacak için işbu davanın açıldığını ileri sürerek, davacı ... için 20.081 DM, davacı ... için 10.326 DM olmak üzere toplam 30.407 DM = (15.546,85 EURO)’nun faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın esastan ve zamanaşımından reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalının davacıların mevduat hesabının işlem görmediğini kanıtlayamamış olmasına ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesinin “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak ilanı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir” şeklinde düzenlenmiş bulunmasına, bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğramasının, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlı olmasına, bu yönde bir uygulama yapılmadan banka nezdindeki haklar ve alacakların kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağının anlaşılmasına, davalı bankada bulunan mevduatın davacılar tarafından istenip ödenmemesi üzerine zamanaşımının başlayacağının kabulünün gerekmesine göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy