MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2016 tarih ve 2015/191-2016/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 5, 9, 14, 16, 18, 19, 21, 24, 25, 26, 28, 30, 32, 33, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45.sınıf ürün ve hizmetleri de içeren “...” ve “......” ibareli birçok tanınmış markanın bulunduğunu, davalı şirketin 2013/58732 sayılı "..." ibareli, 2, 11, 35 ve 37. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin davalı ... nezdinde iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, itirazın kısmen kabulü ile başvurunun 35 ve 37.sınıf hizmetler için reddedildiğini, kalan 2 ve 11. sınıf ürünler bakımından ise başvurunun devam ettirildiğini, bu sınıflar yönünden ... nezdinde itiraz edildiğini, ... tarafından 2015/M-1942 sayılı kararla itirazın reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı başvurusunun müvekkili markaları arasında iltibasa tehlikesinin bulunduğunu, başvurunun müvekkiline ait markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin tanınmış marklarının ayırt edici karakterinin zedelenebileceğini ileri sürerek ... kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, anılan kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "..." ibaresinden oluştuğu, “...” sözcüğünün Türkçe karşılığının yüksek, “...” kelimesinin Türkçe karşılığının da taraf, kısım, saf olduğu, bütün olarak işaretin yüksek kısım olarak anlamlandırılacağı, “......” ibareli 2003/25128 sayılı davacı markasının “hill” sözcüğünün Türkçe tepe anlamına geldiği, “...” sözcüğünün ortak olduğu, başvuru ile davacı markasının anlamsal, görsel ve sescil olarak benzer nitelikte olduğu, başvuru kapsamında yer alan 11. sınıftaki “ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı, ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil); iklimlendirme ve havalandırma cihazları; soğutucular ve dondurucular" ürünlerinin davacı markalarının kapsamında yer alan "ısıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri" ile aynı tür olduğu, buna karşın başvuru kapsamındaki diğer ürünlerin davacı markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle aynı türden olmadığı, sunulan deliller kapsamından davacının “......” ibareli markalarının otelcilik geçici konaklama hizmetleri ile ilgili sektörde belli bir bilinirliğinin bulunduğu, başvurudaki diğer ürün ve hizmetlerin otelcilik-geçici konaklama hizmetleri ürünlerinden oldukça uzak sektörde yer aldığı, bu durumda haksız yararlanmanın olamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve kurum kararı ile davalı adına tescilli markanın 11. sınıftaki “ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı, ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil); iklimlendirme ve havalandırma cihazları; soğutucular ve dondurucular" hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, bu madde hükmüne göre temyiz isteği harca tabi ise, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz eden, harcını ... olduğu temyiz dilekçesini daha sonraki bir tarihte mahkeme kalemine verirse, temyiz talebi temyiz dilekçesinin mahkeme kalemine verildiği tarihte yapılmış sayılır. Somut olayda temyiz isteği harca tabidir. Davalı ... vekiline 06.05.2016 tarihinde gerekçeli karar tebliğ edilmiş olup, davacı ... tarafından 24.06.2016 tarihinde temyiz dilekçesi verilmiştir. Bu tarih itibariyle 15 günlük temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından temyiz harcı süresinde yatırılmış olsa da temyiz dilekçesinin kaydı temyiz süresi içinde yapılmamıştır. Bu durumda davalı ... vekili tarafından süresinde yapılmış bir temyiz istemi olmadığından temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarını incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine, 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy