MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2016 gün ve 2015/415-2016/166 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi üçüncü kişi ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu keşidecisi....olan, Türkiye İş Bankası .../... Şubesinden keşide edilen, 01.12.2015 ödeme tarihli 1000029 nolu, 30.000 TL bedelli çekin ve 03.02.2016 ödeme tarihli 1000030 nolu 10.000 TL bedelli çekin zayi olduğunu, çeklerin nerede olduğunun bilinmediğini ileri sürerek kaybolan çeklerin 3.şahıslar tarafından tahsilinin talep edilmesi ihtimaline binaen çeklere ödeme yasağı konulması isteminin kabulü ile söz konusu çeklerin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı uyarınca Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanların yapıldığı, kanuni süre içerisinde dava konusu çekler ile ilgili herhangi bir başvuru olmadığı, davacının hamil sıfatıyla talepte bulunmakta hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, üçüncü kişi ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 818/1(s) maddesi delaletiyle aynı Kanunun 757 vd. maddelerine dayalı çek iptali isteminden ibarettir. Bu nitelikteki davalar, HMK’382/2(e)-6. hükmü gereğince çekişmesiz yargı işidir.
HMK'nın 65/1. maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işinde de asli müdahale kural olarak mümkün ve muhtemeldir. HMK'nın 65/2. maddesinde ise, asli müdahale davasının asıl dava ile birlikte yürütülüp karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
Ancak, çek iptali davalarına ilişkin özel hüküm niteliğinde bulunan 6102 sayılı TTK'nın gerek 758. maddesi ve gerekse de 763. maddesinde, çek iptali davalarında, yargılama konusu olup elden çıktığı ileri sürülen çekin kimin elinde olduğunun bilinmesi veya davanın görüldüğü mahkemeye üçüncü bir kişi tarafından ibrazı suretiyle bilinir hale gelmesi halinde, iptal talebinde bulunan kişiye, çeki elinde bulunduran aleyhinde -görülmekte olan iptal davasından bağımsız olarak- iade davası açılması amacıyla süre verileceği öngörülmektedir.
Tüm bu yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, açılan çek iptali davasında dava konusu çekin mahkemeye ibrazı halinde, aynı davanın çeki ibraz eden kişiye karşı "hasımlı" bir dava olarak sürdürülmesi mümkün değildir. Keza, asli müdahalenin görülmekte olan davanın taraf(lar)ına karşı "dava" biçiminde bir talep içermesi gerekmekte olup, çeki ibraz ile iptal isteminin reddi ve/veya alınan önleyici tedbir kararının kaldırılması yolunda talepte bulunulması, asli müdahale olarak değerlendirilemez.
Açıklanan işbu hususlar çerçevesinde, somut davada olduğu gibi, mahkemece yaptırılan ilanlarda belirlenen süreden ve dosyadan el çekilmesinden sonra çekin mahkemeye ibrazı ile davanın tarafı yahut müdahil sıfatı olmayan üçüncü kişinin temyiz hakkı kazanamayacak olması, ayrıca çek iptal kararının iptali için dava açabilecek olduğunun anlaşılması karşısında hükmü temyiz eden çek hamilinin temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle çeki elinde bulunduran üçüncü kişinin temyiz itirazının REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy