MAHKEMESİ :FİKRİ VE
SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2016 tarih ve 2015/63-2016/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 1959 yılında ... İnşaat Ltd. Şti. unvanıyla faaliyetlerine başladığını, ...'nin ise 2003 yılında kurulduğunu, çeşitli yıllardaki raporlarda ve yayınlarda dünyanın en büyük inşaat firmaları arasında gösterildiğini, 36. sınıf hizmetleri de kapsayan "..." ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının 2012/59109 sayılı "... ... ..." ibareli markayı kötüniyetle ve müvekkilin tanınmışlığından haksız yarar sağlamak kastıyla adına tescil ettirdiğini, davalı tescilinin iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin seri markası sanılacağını, davalının markasını tescil ettirdiği şekliyle değil de "... Emlak Hizmetleri" olarak kullandığını, ticaret unvanına ve öncelik hakkına dayalı olarak da müvekkilinin hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/59109 sayılı markanın 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğünü, markaya ve ticaret unvanına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, markaların da birbirlerine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasının "... ... ..." ibaresinden oluştuğu,... harflerinin "... ..." kelimelerinin baş harflerini ifade ettiği, bu tür kısaltmaların ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, taraf markalarının yüksek derecede benzeştiği, tescilli bir markanın tescilli hali ile kullanımı marka hükümsüz kılınmadığı müddetçe başkasının hakkına tecavüz oluşturmayacak ise de davalının markasını tescilli halinden farklılaştırarak kullandığı, "..." ve "..." işaretlerinin renksiz olarak ve küçük harflerle yazılıp "..." işaretinin açık bir şekilde büyük punto ve algıda seçiciliğe yol açacak şekilde koyu kırmızı olarak fiili kullanımda yer aldığı, davalı ticaret unvanında yer alan "..." kelimesinin kılavuz kelime niteliği taşıdığı, unvanın en başında yer alarak ayırt ediciliği sağladığı, öncelik hakkının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2012/59109 tescil nolu markanın 36. sınıfta bulunan "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalının ticaret unvanında geçen "..." ibaresinin terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükmün 2 nolu bendinin "davalının markasını fiili kullanımının, davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının bu fiili kullanımının önlenmesine" şeklinde anlaşılacak olmasının tabi bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18.04.20418 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy