MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 tarih ve 2015/166-2016/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile aralarında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davalının internet üzerinden gerçekleştirilen bir kısım satış işlemlerinin şüpheli olduğu gerekçesi ile satış bedeli üzerine bloke koyduğunu, sözleşme uyarınca 20 günlük yasal bloke uygulama hakkının bulunduğunu ancak bu sürenin uzatılamayacağını ileri sürerek, işbu blokelerin kaldırılmasına, sözleşme uyarınca kabul edilen yasal 20 günlük süre hariç olmak üzere bloke koyulan tutarlara avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı şirket arasında imzalanan 03/03/2014 tarihli üye işyeri sözleşmesine dayanarak müvekkili bankanın 283291 numaralı sanal pos cihazını davacı şirketin kullanımına tahsis ettiğini, müvekkili bankanın kart operasyonları B.B. Risk Kontrol Biriminin şüpheli kart, pos ve ATM işlemlerini 7/24 saat süreyle izlediğini, davalı şirkete ait işyerine tahsis edilen 283291 numaralı sanal pos uygulamasından 02/11/2014 tarihinden 09/11/2014 tarihine kadar gerçekleştirilen toplam 10 adet alış verişin müvekkili banka tarafından şüpheli bulunarak davacı şirketin müvekkili bankadaki hesabının 8.230,98 TL'lik bölümüne bloke konulduğunu, davalı şirketin hesabına konulan blokenin 10/03/2015 tarihinde çözüldüğünü, davacı şirkete ait hesaba iade edildiğini, davacı şirketin hesabına konulan blokenin yapılan sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı ... A.Ş. tarafından onay verilen satışlar için davacı şirketin hesabına 20 günden fazla ve sonu belli olmayan süre için bloke konulmasının sözleşmeye aykırı olduğu ve satışların şüpheli görünmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı hesabının 8.338,00 TL'lik kısmına konulan blokenin 8.230,98 TL'sı üzerindeki blokenin dava açıldıktan sonra kaldırıldığı gerekçesiyle davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından davacı şirket hesabına konulan blokenin 8.230,98 TL'lik miktarı dava açıldıktan sonra kaldırıldığından bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 107,02 TL'lik kısma konulan blokenin kaldırılmasına, bu miktara dava tarihi olan 24/02/2015 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası avans faizi oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacı hesabının 8.230,98 TL'lik kısmına haksız olarak konulan bloke nedeniyle 2.179,99 TL'lik kısmına 23/11/2014 tarihinden 10/03/2015 tarihine kadar, 6.050,99 TL'lik kısmına 24/11/2014 tarihinden 10/03/2015 tarihine kadar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası avans faizi oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4603 sayılı Yasaya tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalar için yargı harç muafiyeti getirilmiş olup, davalı T.C. Ziraat Bankası bu kanun kapsamındaki bankalardan olmakla birlikte eldeki dava yasa kapsamında bulunan davalardan olmadığı için davalı banka aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde harçtan muaf tutulması doğru değil, bozmayı gerektirmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6102 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden çıkartılması yerine "alınması gerekli 29,20 TL maktu karar ve ilam harcı dava dilekçesinde peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 540,37 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy