MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 tarih ve 2015/181-2016/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” ibareli 1 ve 4. sınıf ürünleri de içeren markaların sahibi olduğunu, davalının “...er” “bareli 1 ve 4. sınıf ürünleri içeren 2012/30297 sayılı markayı adına tescil ettirdiğini, bu markanın müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet vereceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini, bu nedenle anılan markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının adına tescilli markayı sicilde gösterildiği biçimde değil müvekkilinin tanınmış markalarıyla iltibasa sebebiyet verecek renk ve biçimde düzenleyip müvekkilinin markalarına yaklaşarak kullandığını, bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek müvekkilinin markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz konusu işareti taşıyan iş evrakı, katalog, ürün ve ambalajlar ile her türlü tanıtım vasıtasına ticari amaçlarla bulundukları yerlerde el konulmasına, imhasına, 3.000,00.- TL maddi ve 3.000,00.- TL manevi ve 3.000,00.-TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, markaların benzer olmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, tescilli markanın kullanımının hukuka aykırı sayılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının “...” ibareli 1 ve 4. sınıf ürünleri de içeren tanınmış markaların sahibi olduğu, davalının 2012/30297 sayılı “...er” ibareli 1 ve 4. sınıf ürünleri içeren markası ile davacı markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzerlik bulunduğu, bu nedenle ortalama tüketicilerin davacı markalarıyla davalı markasını ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, açıklanan sebeple davalının 2012/30297 sayılı markasının hükümsüz kılınmasının gerektiği, davalının adına tescilli markayı olduğu gibi değil, biçim ve renk olarak davacı markaları gibi düzenleyip “...” ibaresini ön plana çıkaracak biçimde “balata spreyi” ürünleri için tanıtım vasıtası olarak kullandığı, eyleminin kendi tescilli markasının kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, zira bu haliyle işaretin daha çok davacı markalarına yanaştığı, bu sebeple davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemlerinin kabulüne karar verilmesinin
gerektiği, davalının tecavüz konusu işareti kullanarak 54808 adet ürün sattığı, maliyetler çıktıktan sonra 12.699,95.- TL net kâr elde ettiği, markanın ürünün satışına olan katkısının en az %50 olacağı, zira ürünün özellikle tanınmış “...” markasını taşıması nedeniyle tercih edilmesinin kaçınılmaz olduğu, bu sebeple bilirkişi raporundaki %10'luk etki olacağına ilişkin değerlendirmeye iştirak olunamayacağı, ayrıca markanın ilgili ürüne olan ekonomik katkısı gözetildiğinde yoksun kalınan kazancın %10 oranında artırılmasının da olaya uygun düşeceği, ... hale göre davacının 6.984,98.- TL 556 sayılı KHK'nin 66/2-b maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancı talep etme hakkının bulunduğu, fakat davacının şimdilik 3.000,00.- TL istediği, davalının satışını gerçekleştirdiği ürünün kötü yahut uygun olmayan şekilde kullanıldığı olgusunun ispat edilemediği, bu nedenle itibar tazminatı isteminin reddi gerektiği, davalının eylemi sebebiyle davacının manevi zarara uğrayacağı, bunun miktarının 3.000,00.- TL olarak takdirinin hakkaniyete uygun düşeceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/30297 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının balata spreyi ürünlerinin tanıtımında kullandığı "...er" ibareli işaretin, davacının tanınmış "..." ibareli marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecüvüzün durdurulması ve önlenmesine, tecavüz konusu maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüz konusu işareti taşıyan iş evrakı, katalog, ürün ve ambalajlar ile her türlü tanıtım vasıtasının ticari amaçlarla bulundukları yerlerde el konulmasına, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhalarına, tescilden farklı kullanım sebebiyle takdiren 3.000,00.- TL maddi ve 3.000,00.- TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 307,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy