MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2016 tarih ve 2012/291-2016/249 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2018 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av.... ile Av.... ve asıl ve birleşen davada davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, tarafların dava dışı ...Elektronik San. Tic. A.Ş.'nin ortakları, davacı ... ve davalıların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduklarını, 28/05/2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkili ...'in başkanlığa, davalı ...'nün ise başkan yardımcılığına seçildiğini, davalı ...'ye şirketin temsil ve ilzamı ile ilgili olarak bazı konularda tek başına yetki verildiğini, 15/03/2010 tarihinde yönetim kurulunun yeniden seçildiğini ve 27/05/2010 tarihinde tescil edilerek göreve başlayan yeni yönetim kurulunun temsil ve ilzama ilişkin bir karar alamadığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından ... ve ...'un müştereken şirketi temsil ve ilzam etmelerine ilişkin 15/02/2011 tarihli ve 2011/1 sayılı kararın davalıların imza itirazı sebebi ile tescil edilemediğini, davalı ...'nün bu fiili durumu kullanarak ve diğer yönetim kurulu üyeleri olan müvekkillerinin yabancı olmalarından faydalanarak yetkisi olmadığı halde şirketi tek başına idare etmeye çalıştığını ve diğer davalı ... ile birlikte hareket ederek şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 100.000,00 TL tazminatın davalılardan faizi ile birlikte tahsili ile dava dış...Elektronik San. Tic. A.Ş.'ye ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, 15/02/2011 tarihli toplantıda yönetim kurulu tarafından şirketin her konuda müştereken temsile yetkilisi olarak ... ve ...'un seçildiğini, ancak . ...'nün kendine ait başka bir şirket kurarak şirketin içini boşalttığını, mevcut yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 1.220.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların da yönetim kurulu üyesi olduğunu, TTK'na göre yönetim kurulu üyesinin diğer bir yönetim kurulu üyesine karşı bu davayı açamayacağını, eğer bir sorumluluk cihetine gidilecek olursa yönetim kurulunun birlikte sorumlu olduğunu, davacıların eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin hesap hareketlerine göre her iki davalıya nedensiz kaynak transferi yapıldığı yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, şirketin inceleme yapılan dönem itibari ile faaliyet giderlerinin tutarlı bir seyre sahip göründüğü ve giderler yönünden finansal kayba uğradığından söz edilemeyeceği, davalıların kurmuş olduğu şirketin ..... AŞ’nin potföyünü kullanmak suretiyle haksız kazanç sağladığı yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, birleşen dosyada, 1.200.000 TL'lik bononun, dava dışı ...... A.Ş.’nin, dava dışı ..... Ltd. Şti.’nden ağırlıklı olarak 2011 yılında gerçekleşen mal alımlarından doğduğu gözlenen hesap bakiyesine mahsuben verilmiş olması nedeniyle...A.Ş.’nin zararı uğradığından söz edilemeyeceği, şirket aleyhine yapılan takiplerde icra dosyalarına davalılar tarafından haksız itiraz edilmesi nedeniyle şirketin icra inkar tazminatından kaynaklanan zarara uğradığı iddia edilmiş ise de, icra takiplerine itirazın ve zararın bir hakkın kullanılmasından kaynaklanması nedeniyle davalıların bu zarardan sorumlu tutulamayacakları, tarafların ortağı oldukları ...... Anonim Şirketinin 2011 yılında satış maliyetlerinde gözlenen artış sebebiyle uğradığı zarardan dolayı davalı yönetim kurulu üyelerinin eylemleri arasında nedensellik bağı kurulamayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacılardan alınarak asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 161,80 TL harcın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy