MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2015 tarih ve 2012/437-2015/655 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/04/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in müvekkili şirketin ihracat bölümünde satış ve pazarlama sorumlusu olarak 06.03.2006 tarihinde işe başladığını, babasının inşaat şirketinde çalışacağını beyan ederek 30.06.2012 tarihinde istifa ettiğini, davalının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde şirkete gelen müşteri siparişlerini başka bir firmaya yönlendirdiği ve bu suretle haksız kazanç elde ettiğini, işten ayrıldıktan sonra da müvekkili şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurduğunu, davalının müvekkili şirkette çalışırken edindiği müşteri potansiyelini ve pazarlama alanını yani tüm ticari sırlarını kendisi ve şirketi lehine kullandığını, bu suretle müvekkili şirketin müşterilerine daha düşük fiyat, daha geniş ödeme ve vade koşullarıyla teklifler gönderip, müvekkilinin müşterileri nezdindeki güvenini, saygınlığını ve itibarını zedelediğini, TTK 57 ve devamı hükümleri uyarınca davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile şimdilik 50.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ve istifa mektubunun müvekkilinin şirket almasına yada başka bir şirkette çalışmasına engel teşkil etmediğini, davacı tarafından sunulan sözleşmede de aynı iş kolunda çalışmayacağına ilişkin kısıtlayıcı herhangi bir hüküm olmadığını,müvekkili şirketin faaliyete başladığından bu yana her hangi bir satış yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişinin eski çalışanı olduğu davacı şirketin müşterilerini başka firmalara yönlendirdiği iddia edilmiş ise de bu hususun ispatlanamadığı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirketin müşterileri ile ticari ilişki kurmaya çalışması, davacı şirket ile rekabet eden bir iş yapması tek başına haksız rekabet olamayacağı, kaldı ki davacı şirketle davalı arasında yapılan sözleşmede davalının davacı şirket ile rekabet etmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı, davalı şirketin davacı şirket ile rekabet etme gücüne dahi haiz olmadığı, davalı şirketin defter kayıtlarına göre şirketin satış kayıtlarının dava tarihinden sonra olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy