MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2016 tarih ve 2014/455-2016/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin % 50 hisse ile, diğer ortağın da davalı ... olduğu, şirketin adına kayıtlı tek taşınmazı olup, ... üretimi ve satışı için kullanılan taşınmazın 28.09.2011 tarihinde şirket müdürü ... tarafından diğer davalı... Hububat İç ve Dış Ticaret Gıda San. Ltd. Şti'ne satıldığını, davalı müdürün bu işlemi tek başına yapamayacağını, genel kuruldan yetki alması gerektiğini, taşınmazın satışı ile şirketin faaliyetini devam ettireceği bir yer kalmadığını, taşınmazın değerinin çok altında satılarak şirketin çok büyük zarara uğratıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... Ltd. Şti'nin ticaret sicil kaydı mevcut ise de, satışın yapıldığı tarihlerde faaliyet alanı olan... üretimini yapamadığı, ekonomik olarak sıkıntıda olduğu, hatta iş yeri merkezi olduğu ileri sürülen dava konusu taşınmazı kiraya verdiği, kira geliri dışında başkaca bir gelirinin de bulunmadığı, dava konusu taşınmazı satmak suretiyle elde edilen para dışında gelir sağlayan faaliyetinin de olmadığı, işyeri vasfıyla faaliyetlerini sürdürmediği aksine kiraya verdiği bir taşınmazın o şirketin varlığını sürdürmesi için zorunlu olduğunun ileri sürülmesinin hayatın
olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun satış öncesinde dava dışı şirketin faal olmadığını gösterdiği, SGK'na sigortalı işçilerin varlığının bildirilmesinin de herhangi bir sonuç doğurmayacağı, davalı şirketin dava konusu taşınmazın değerine yakın bir meblağı şirket adına yetkilisine ödediği, davalı şirketin kötüniyetli olduğuna ve dava dışı ... Ltd. Şti'nin yetkilisi ile muvazaalı olarak işlem yaptığına dair delil bulunmadığı, şirketin vergi mükellefiyet kaydının 07.12.2013 tarihinde terkin edildiği, salt taşınmazın dava dışı şirketin tek taşınmazı olduğundan bahisle tapu iptali ve tescilinin istenemeyeceği, satış bedeli açısından şirket müdürünün
şirketi zarara uğrattığı iddiası mevcut ise TTK hükümlerine göre zararın ondan istenebileceği, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın alan davalı şirketin iyiniyetinin korunması gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy