MAHKEMESİ: ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.04.2016 tarih ve 2016/64-2016/77 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” unsurlu tanınmış markası bulunduğunu, davalının ise “...” ibaresini tescil ettirdiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi olduğunu, davalının haksız kazanç sağlamak istediğini, davalı kullanımı ve eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, menini, 20.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlüğü istenen markanın başvurusunun reddedildiğini, tescil talebinin reddinden sonra markayı kullanmadıklarını, davalının davacının marka hakkına tecavüzünün ve hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalının ... nezdinde tescilli “...” esas unsurlu markası nedeniyle ürünlerinde “... ...” markasal kullanımı bulunduğundan markalar arasında ortalama alıcı ve tüketiciler nezdinde birbiri ile iltibas yaratma aynı ticari işletme veya gruba ait birbiri ile bağlantılı markalar olarak algılanma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle hükümsüzlük ve tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.