MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2013 tarih ve 2012/190-2013/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı... mirasçıları dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin arsası üzerine fabrika inşa ederek akrabası olan davalıları hissedar yaptığını, 23.12.1971 tarihli beyanname ile ... Kollektif Şirketi ... ve Ortakları unvanlı şirketi kurduklarını, müvekkilin uzun süredir yurtdışında olması nedeni ile şirket ortaklarından ...'a gayrıfaal olan şirketi aktifleştirmesi için vekalet verdiğini, ...'ın verilen vekaleti kötüye kullanarak ana sözleşmeyi değiştirerek şirket mevzuuna gayrimenkul alım satımına ilişkin madde eklediğini, bu durumun şirketin feshini istemek için haklı sebep oluşturduğunu, böylece şirket yetkilisi tarafından şirketin temeli olan taşınmazın satılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek şirket yetkilisi ...'ın yetkilerini kötüye kullanması nedeni ile öncelikle şirkete tedbiren kayyum atanarak taşınmaz hakkında tedbir kararı ile şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, şirketin ana sözleşmesinde değişiklik yapılarak atıl olan şirketin faal hale getirildiğini, şirket ortaklarının iradesinin şirketin devamı yönünde olduğunu, davacı ortağın şirket ortaklığından çıkabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı her ne kadar dava dilekçesinde şirket müdürü ...'ın güven duygusunu zedeleyici ve hakkın kötüye kullanılması mahiyetindeki işlemleri nedeni ile haklı sebebe dayalı şirketin fesih ve tasfiyesini istemiş ise de yargılama devam ederken ortaklardan...'ın ölmüş olduğunu öğrendiklerinden bahisle
TTK 253/1 maddesi gereğince şirketin feshini talep ettiği, taleplerinin ıslah mahiyetinde kabul edildiği, usul ekonomisi gereği yargılamaya işbu dava sebebi üzerinden devam olunduğu, kollektif şirketlerde aksine hüküm olmadıkça ortaklardan birinin ölümü halinde diğer ortaklar şirketin devamı konusunda oybirliği ile şirketin devamına karar vermezlerse ortaklığın sona ereceği, gerek şirketin kuruluş gerekse tadil mukavelelerinde şirketin ölen ortağın mirasçılarıyla devam edeceğine ilişkin düzenleme ve mirasçılarla diğer ortakların bu yönde oybirliği ile aldıkları bir kararın bulunmadığı, davacı tarafın aksine şirketin feshini açıkça talep ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Gıda Kollektif şirketinin feshi ile ile resen tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı... mirasçıları dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı... mirasçıları dışındaki davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı... mirasçıları dışındaki davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı...'tan alınmasına, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.