MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.05.2016 tarih ve 2015/28-2016/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın bireysel kredi müşterisi olduğun, 2013 yılında 16 adet boş çek yapraklarını kaybettiğini, çek koçanını kaybı nedeniyle şikayette bulunduğunu, ancak kimseden şikayetçi olunmaması üzerine takipsizlik kararı verildiğini, davalı bankanın vadesiz hesabında bulunan 11.000,00 TL mevduatı üzerinde 09/07/2013 ve 10/07/2013 tarihinde iki ayrı işlemle bloke koyduğunu, iddia ederek haksız blokenin kaldırılarak 11.000,00 TL'nin bankaya başvuru tarihi olan 22/08/2013 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkil arasında çek defterinin teslimi sırasında gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, 6273 sayılı kanunun geçici 3. maddesine göre müvekkilinin 30/06/2018 tarihine kadar çeklerin doldurularak ibraz edilmesi halinde ödeme mecburiyetinin söz konusu olduğunu, mahkemece verilen iptali kararı olmadığından gayri nakdi riskin devam ettiğini, her bir çek yaprağı için 2013 yılı itibariyle 1.045 TL'den bankanın sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 16 adet çek yaprağını bankaya iade etmemiş olduğu, davalı tarafından gayri nakdi riskin bulunduğu, TTK 692-693 maddesine göre herhangi bir şekilde doldurulmadan kaybolan çeklerin çek vasfı taşımadığı, bu nedenle çeklerin hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği, davacının imzalamış olduğu sözleşme ile çeklerin iade edilmemesinden kaynaklanan bankanın maddi sorumluluğundan doğacak risklerini karşılamayı kabul ettiği, bu nedenle bankanın her bir çek yaprağı için 6273 sayılı kanunun geçici 3. maddesine göre çeklerin doldurularak ibrazı halinde ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, bu nedenle davalının bloke yapmasının yasaya uygun olduğu, 2013 yılı itibariyle çek başına 615,00 TL'den toplam 9.840,00 TL'nin blokesinin yapılması gerektiği, davalı banka tarafından 1.160,00 TL fazla bedele bloke konulduğu gerekçesiyle 1.160,00 TL’nin 23/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy