MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2016 tarih ve 2013/71-2016/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, asıl davada müvekkilinin tescilli endüstriyel tasarımı ile aynı olan taklit ürünlerin davalı-karşı davacı tarafından satışa sunulduğunun tespit edildiğini, müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek tescilli tasarımlarından doğan hakların ihlal edildiğinin ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesine, 1.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın belirsiz alacak olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; karşı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davada müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, dava konusu tasarımlar ile birbirlerine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada davacı adına tescilli tasarımın dünyada bilinen bir desen olduğunu ileri sürerek davacının tasarımların hükümsüzlüğüne, tescilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya konu tasarımların daha önce kamuya sunulup var olan tasarımlar olduğu, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olduğu, buna dayalı bir hak elde edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı- karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı- karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 42,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.