MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2016 tarih ve 2012/360-2016/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri ile diğer ortakların davalı şirketi 18/01/2009 tarihinde kurduklarını, şirketi temsil yetkisinin davalılar ... ve ...'a verildiğini, ...'ın aynı zamanda sağlık merkezinin mülk sahibi olduğunu, ama sanki ortakmış gibi şirket faaliyetlerini yürüttüğünü, yöneticilerin sahte belgelerle müvekkillerini ve şirketi mağdur edecek şekilde haksız kazanç sağladıklarını, muhasebeye ilişkin kayıt tutmadıklarını, müvekkillerinin şirketten ayrılmaları için çaba sarfettiklerini, bunun için 09/02/2012 tarihinde bulundukları binadan çıkmak için tahliye taahhüdü bile düzenlediklerini, şirket faaliyetinde yapılan işler ve verilen sağlık hizmetlerinin %60 kısmının müvekkilleri tarafından yapıldığını, davalıların şirketin kazanç ve gelirlerini zaman zaman kendi hesaplarına yatırdıklarını belirterek şirkete kayyım atanmasını, şirket malları ile davalıların şahsı malvarlıklarına tedbir konulmasını, müvekkillerinin şirket ortaklığından çıkmalarını, şirketin marka değerinin ve eksik belgelerle düşük gösterilen kazançtan kaynaklı zararlarını, çalışmalarından kaynaklı alacaklarını ve şirketten çıkmaya zorlanıp yeni işyeri açmak zorunda kaldıkları için yeni işyerine ilişkin yapmış oldukları masraflardan dolayı 200.000,00 TL’lik zararı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, tahliye taahhüdü verilmesinin davacılara yönelik bir husus olmadığını, ...’ın ana sözleşme ile atanmış şirket müdürü olduğunu, şirkette tüm kayıtların usulüne uygun tutulduğunu, davacıların çalışmalarının da tüm ortaklar ile eşit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı ve kayıt dışı uygulamaların bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davacılar ... ile ...'nın, davalı ... Ağız ve Diş Sağlığı Genel Sağlık Hizmetleri, ... Ürünler Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortaklığından ayrılmalarına izin
verilmesine ve ortaklıktan ayrılma payı olarak belirlenen ....413,47'şer TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy