MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.12.2016 tarih ve 2016/639-2016/823 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen garanti sözleşmesinden dolayı müvekkili tarafından ... Medeni Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine açılan alacak davasının 23 Haziran 2010 tarihinde kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de işlev kazanması için tanınması gerektiğini ileri sürerek mezkur yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tanınması istenilen yabancı mahkeme kararının ülkemiz mevzuatına aykırı biçimde oluşturulduğunu, yabancı mahkeme tarafından yargılamanın müvekkilinin gıyabında yapıldığını ve savunma hakkının ihlal edildiğini, ayrıca yargılama sürecinde yapılan tebligatların usulsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği davaya konu yabancı mahkeme kararının ve kararın kesinleşme şerhinin aslı ile apostil şerhli Türkçe tercümelerinden ve kararın davalıya tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçasının aslı ile Türkçe tercümesinden, yabancı mahkeme kararının davalıya 21 Eylül 2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği ve 20 Ekim 2010 tarihinde kesinleştiği, MÖHUK'un 54/1'inci fıkrasının b, c ve ç bendindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy