MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ TİCARET LTD. ŞTİ.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/11/2012 tarih ve 2012/696-2012/910 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket şubesinin davalı ... şirketine acente ... aracılığı ile 22/05/2002 tarihinden itibaren her yıl yenilenmek suretiyle ve son olarak ... poliçe no ile 19/05/2006 tarihinde hırsızlık dahil-ticari-sınai işletme sigorta poliçesi ile sigorta ettirildiğini, müvekkilinin şubesinde 06/04/2007 tarihinde iş yerinde hırsızlık olayı yaşandığını, durumun davalıya bildirildiğini ancak davalının hırsızlık sigortası özel şartlarına göre han, pasaj, iş-alışveriş merkezi ve benzeri binalarda bulunan işletmelerde ana giriş-çıkış kapılarının kontrollü bir şekilde kapalı tutulması, özel güvenlik birimi veya sistemleri bulunması koşulu ile hırsızlık teminatının geçerli olduğunu, ancak yapılan tetkikte anılan şartların yerine getirilmediğini ileri sürerek netice itibariyle sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarla ilgili talebin güvenlik önlemlerinin yetersizliği nedeniyle taleplerini reddettiğini ancak poliçeyi düzenleyen acente olan davalı ... işyerini bizzat görmek suretiyle poliçeyi düzenlediğini, davalı ... Sigortanın iş yerinin hırsızlık sigortası özel şartlarına uygun olup olmadığını denetlemek gereği duymadığını, zararın tazmini gerektiğini, bu sebeplerle şimdilik 3.700 TL zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın poliçe kapsamında olmadığını, bu sebeple zararın karşılanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla, poliçedeki koşullara değer verilmek sureti ile uyuşmazlığın ele alınması gerektiği, yapılan incelemeler sonucunda dava konusu yerin poliçe şartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy