MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/03/2017 tarih ve 2017/98-2017/101sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Federal ... Cumhuriyeti ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi'nin 2 O 43/07 numaralı dosyasında 09/07/2007 tarihinde verilen kararın ve masraf tespit kararının kesinleştiğini ve tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yabancı mahkeme tarafından müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediğini, müvekkili tarafından kararın tebliğinden sonra yapılan itirazının kararın daha önce müvekkiline adi posta ile tebliğ edildiği ve adli yardımlaşma yoluyla tebligatın yeni bir itiraz süresi vermeyeceğinden bahisle reddedildiğini, oysa daha önce müvekkiline yapılmış tebligat bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; tenfize konu davadaki dava dilekçesinin 13/12/2006 tarihinde ve tenfiz istenen ilamın ise 12/11/2012 tarihinde diplomatik yolla davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının savunma hakkı kısıtlanmadan ... Usul Hukuk Kanunlarına göre karar verildiği, tenfizi istenen ilamın Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir özelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalının kararın adli yardımlaşma yoluyla tebliğinden sonra 14/11/2012 tarihinde yapmış olduğu itiraz başvurusunun ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 2 O 43/07 numaralı dosyasında, davalıya kararın adi posta ile tebliğ edildiği, davacı tarafın istemi üzerine yeniden resmi bir yurtdışı tebligatın yapılmış olmasının geçmiş olan itiraz süresini yeniden başlatmayacağından bahisle itiraz isteminin reddine karar verildiği, verilen bu karara karşı davalı tarafından ... Yüksek Eyalet Mahkemesine temyiz başvurusunda bulunulduğu, Eyalet Yüksek Mahkemesi'nin 7 U 19/13 sayılı 14/05/2103 tarihli kararı ile davalının temyiz başvurusunun reddedildiği, bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin Lahey Anlaşmasının 10. maddesine çekince koymasına rağmen ... Mahkemelerinin adi posta ile tebligatı esas almaları kendi iç hukuklarında hüküm ifade etse de davalının savunma hakkı kısıtlandığından çekince koyan devlet yönünden tenfize engel teşkil edeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. .
Full & Egal Universal Law Academy