Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 02/11/2016 tarih ve 2016/790-2016/814 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından yapılan tasfiye sonucu şirketin sicilinden terkin edildiğini, şirket aleyhine manevi tazminat davası açtıklarını ileri sürerek, tasfiyeye sokulup, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin yeniden ihyası ile ticaret sicilindeki terkin kaydının iptal edilmesini davalının tasfiye memuru olarak görevlendirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin yeniden ihyası ile terkin kaydının iptaline, ...'ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.