MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen tazminat davalarında mahkemece verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı olup asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup, dosyanın incelenmesinde davacı şirket yetkililerinin 07.12.2016 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri gözlenmiş olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı şirket yetkililerinin davadan feragate ilişkin beyanlarının, dosyada mevcut imza sirküleri ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacı yanın asıl ve birleşen davalarda davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanın asıl ve birleşen davalarda davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy