Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/1123-2014/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ...'ın tarafından makine satışı karşılığında aldığı 5 adet müşteri çekini kaybettiğini, aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, çeklerden keşidecisi ait 30/10/2013 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli çek incelendiğinde ciro silsilesine göre en son davalı ... tarafından yetkili hamil olarak bankaya çeki ibraz edildiğini, ...'in de bu çeki ciro ile aldığının görüldüğünü, bu çeki normal şartlarda alması gerektiğini, oysa ki ticari ya da normal bağlantısı bulunmadığını, bu nedenle ciro silsilesinin kopuk olup dava konusu çekin iyi niyetle icraya konulmadığını, mahkemecen bu çeki ne şekilde ve hangi ticari ilişkiden dolayı ele geçirmiş olduğunun ilgili firmadan sorulması gerektiğini belirterek dava konusu çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir.
Asıl dava davalı ... vekili, borçluların müvekkiline e ait 30/10/2013 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bir adet çeki keşide ve ciro ettiklerini, çekin bankaya 30/10/2013 günü ibraz edildiğini ancak karşılığının ödenmediğini, müvekkilinin sağlıklı bir ciro zincirinde çekin yasal ve yetkili hamili olarak çeki elinde bulundurduğunu, ciro silsilesi ile ilgili hiçbir kopukluk bulunmadığını, davacının çeki kaybettiği iddiasıyla somut bir delil göstermeksizin çek iptali davası açtığını, davayı ispat yükü davacıda olmasına karşın afaki iddialardan başka bir olgu sunamaması nedeniyle davanın reddini istemiştir
Birleşen davada davacı vekili, kayıp olan çeklerden it 30/09/2013 tarihli 3.880TL’lik çekin arkasına bakıldığında en son isimli şahsın yetkili hamil olarak bankaya çeki ibraz ettiğinin anlaşıldığını, bu çekin normal şartlardan ciro yoluyla alınması gerektiğini, fakat davalının ile hiçbir bağlantısı olmadığını, bu nedenle ciro silsilesinin kopuk olduğunu, iyiniyet ile icraya konulmamış olduğunu belirterek, dava konusu çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili, dava konusu çekin müvekkili tarafından silsilesi düzenli ciro yolu ile ele geçerildiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, bunun aksini ileri süren davacının bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğunu, davacının çekin rızası hilafında elinden çıktığını kanıtlamak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, çek istirdatı davasında ispat külfetinin davacıya ait olduğu, dava konusu çeklerin dosyada bulunan ve itiraz konusu olmayan fotokopilerine göre davalıları çekleri ciro ile devraldığı ve söz konusu ciro gözetildiğinde davalının meşru hamil olduğu, davalıların haklarının senetten kaynaklanması karşısında davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle hem asıl davanın hem de birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 35,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy