Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 21/06/2017 tarih ve 2016/1013-2017/669 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin temsilcisi olduğunu, sermaye artırımının süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı kurum tarafından şirketin resen terkin edildiğini, ancak tasfiyeye girilmediğini, faaliyetin ve vergi kaydının devam ettiğini, şirketin sermayesini artırmak, yasal zorunluluğu yerine getirmek ve tasfiyeyi gerçekleştirmek için ihyanın gerekli olduğunu ileri sürerekn ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun gösterilmemesi halinde unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ... tarafından gönderilen ihtarnamenin ihyası istenilen şirket adına gönderildiği ve ibraz olunan kayıtlara göre adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edildiği, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere bu ihtarın gönderildiğine ilişkin ise her hangi bir belge sunulmadığı, resen terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
./..
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.