MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen .../11/2016 tarih ve 2015/468 E. - 2016/321 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 02/06/2017 tarih ve 2017/597-2017/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TPMK resmi markalar bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin 2007/26336 sayılı “konhaber” ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez ... kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa dava konusu markanın tüketici tarafından tamamen benimsendiğini, davacının eskiye dayalı hak sahibi olduğunu, redde mesnet olan “konhaber” markası ile görsel ve işitsel olarak benzerlik ve iltibas bulunmadığını, dava konusu markanın “...” ve davalı markasının “konhaber” şeklinde okunduğunu, davacının uzun süredir markayı kullandığını ve markanın piyasada ayırt ediciliği yüksek bir marka haline geldiğini ileri sürerek TPMK ...’in 2015-M-8897 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, il adıyla birlikte kullanılan ibaredeki küçük farklılıkların benzerliği ortadan kaldırmadığını, davacının aynı alanda hizmet vermesi nedeniyle marka tescilinin kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “...” ve “konhaber” ibarelerinin benzer mahiyette oldukları, tüketici kitlesinin görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olan bu ibareleri karıştırabilme, markaların bir işletmeye ait bir markanın farklı versiyonu olduğunu düşünmeleri ve marka sahibi işletmelerin arasında bir bağlantı olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu, markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerinde aynı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye ...,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/02/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy