MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 17/07/2017 tarih ve 2017/60-2017/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sicilden resen terkin edilen ... A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, ilgili şirketin son beş yıl genel kurul yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle geçici 7. madde gereğince sicilden resen terkin edildiğini, terkin edilen şirketin devam eden dosyalarının mevcut olduğunu ileri sürerek sicilden terkin edilen ... A.Ş.'nin terkinine ilişkin kararının iptal edilerek ihyası ile ek tasfiyesi, ticaret siciline tescili ve tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, şirketin resen terkinini gerçekleştirmeden önce bütün hukuki ve usuli şartları yerine getirdiklerini, davacı tarafa bütün tebliğ işlemleri yapılmasına rağmen davacı taraftan terkini engellemek amacıyla hiçbir cevap verilmediğini, şirketin davacı ve davalı konumda bulunduğu davalardan memurluğun hiçbir şekilde haberdar edilmediğini savunarak haksız olarak açılan davanın reddini ve yargılama giderlerinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, resen terkin edilen şirketin terkin tarihinden çok önce açılan derdest davalarının bulunduğu, davaların sonuçlanması beklenmeden şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/346 E. – 2014/347 E.– 2014/348 E. – 2014/349 E.– 2014/443 E.– 2014/444 E.– 2014/445 E. – 2014/446 E.- 2014/447 E. ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/410 E. sayılı dava dosyaları yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasına, Ticaret Siciline tesciline ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir aykırılık bulunmadığı, davalı harçtan muaf olmadığı halde harçtan muaf tutulmasının doğru olmadığı, harcın kamu düzeni ile ilgili olduğu, re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine, kamu düzeni ile ilgili olan harç yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak hüküm kurulmasına karar verilmiş, davacı vekilince ek tasfiye ve tasfiye memuru atanarak bunun tescil ve ilanı taleplerinden vazgeçildiği, vazgeçme nedeniyle
bu taleplerin reddi yönünde karar verilmesi talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın davacı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği ve feragatin mümkün olmadığı gerekçesiyle kısmi feragat talebinin reddine dair ek karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı yanca yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 29.03.2017 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin olması ve ilk derece mahkemesi kararının sadece harçlar yönünden kaldırılmış olması nedeniyle anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafça feragat edilen hususlar yönünden kesinleşmiş bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy