MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2017 tarih ve 2015/188 E. - 2017/196 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 05/10/2017 tarih ve 2017/818-2017/864 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "YÜRÜ GÜZEL" isimli musiki eserinin söz yazarı ve bestecisi olduğunu, söz ve müziğini yaptıktan sonra noter beyannamesi ile adına tespitini yaptırdığını, anılan eserin 2011 yılında davalı adına MESAM'a kayıt ettirildiğini, eserin birçok sanatçının albümlerine konulduğunu, eser sahibi olarak davalı adının kullanıldığını, davalıya gönderilen ihtarname ile eylemine son verilmesinin, maddi ve manevi zararlarının giderilmesinin istenildiğini, davalının bu talepleri reddettiğini ileri sürerek, davalının müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına yönelik tecavüzünün önlenmesine ve kaldırılmasına, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 500 TL telif tazminatı ile FSEK'in 70/3. maddesi uyarınca 500 TL davalının elde ettiği kârın tazminat olarak müvekkiline verilmesine, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, "DOLANI DOLANI" isimli eserin 2007 yılı içerisinde müvekkili tarafından yazıldığını, aynı yıl içerisinde bestesinin yapıldığını, müvekilinin eseri sahne aldığı muhtelif konser ve etkinliklerde söylediğini, sevilen ve talep gören bir eser haline geldiğini, müvekkilini tanıyan, ilgili alanda tanınmışlığını bilen, gerçekten müzikle ilgili bir faaliyeti olmayan davacının 2007 yılında okunarak dilden dile yayılan eserin kendisine ait olduğunu beyan ederek notere tasdik ettirdiğini, bunun haksız kazanca yönelik kötüniyetli bir eylem olduğunu, tespitin zaten sadece sözleri içerdiğini, nota bulunmadığını, bunun da davacının eserle olan ilgisizliğini gösterdiğini, anılan tespitin delil olma niteliğinin bulunmadığını, müvekkilinin 2007 ve 2008 yıllarında DEMTV isimli televizyon kanalında yayınlanan bir programda bu eseri seslendirdiğini, program çekim tarihlerinin noter tespit tarihinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının 09.06.2008 tarihli noter beyannamesi ile "YÜRÜ GÜZEL" isimli eserin kendisine ait olduğunu tespit ettirdiğini, "DOLANI DOLANI" isimli eserin ise ilk defa 15.06.2011 tarihinde MESAM veri tabanına kayıt edildiğini, "DEMTV" logosu ile yayın yapan televizyon kuruluşunun Türkiye Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan herhangi bir kuruluş izni almadığı, ... dışında kurulu bir yayın kuruluşu olduğu, dava tarihinden uzunca bir süre önce yayın faaliyetine son verdiği, sunulan DVD kaydı üzerinde yapılan incemede DVD'nin 09.05.2008 yılında hazırlanmış bulunduğunun ve içeriği ile oluşturulma tarihine herhangi bir müdahalede bulunulmadığının tespit edildiği, davacının sunduğu noter tespitinde herhangi bir nota ve ses tespiti olmadığı, davacı tanıklarının eserin yaklaşık yedi yıl önce kendilerine özel ortamda okunduğunu beyan etmişlerse de içerik itibari ile dört kıtadan ibaret şiir ve besteden oluşan bir eserle ilgili olarak bunun eser sahipliğini ispata yeter bir kamuya sunum olarak kabul edilebilmesinin mümkün bulunmadığı, yargılama konusu eserin davalı tarafından davacının noter tespinden daha önceki tarihte kamuya sunulduğu kanısına varıldığı, zira davalının tanıklarının yer ve zaman içerikli beyanlarının da bu yönde bulunduğu, yine tespitin herhangi bir nota içermemesinin ve eserin 2007-2008 yıllarından bu yana seslendirilmiş olmasına rağmen davalının 06.05.2015 tarihli ihtarı yaptığı tarihe kadar bu eyleme karşı çıkmamasının bu kanıyı teyit ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy