MAHKEMESİ: MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.12.2017 tarih ve 2017/919-2017/821 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile tasfiye halinde ... Uluslararası Taahhüt ve İnşaat A.Ş’nin tasfiye sonucunda aktif ve pasifi bulunmadığı gerekçe gösterilerek terkin kararı alındığını, bu karar verildiğinde müvekkil davacı firmanın 72.016,34 TL alacaklı olduğunun mahkeme kararı ile hüküm altına alındığını, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tasfiye sürecini bilmesine rağmen alacağını bildirmediğini, yapılan tasfiye işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının kesinleşen mahkeme kararı uyarınca ihyası istenilen şirketten alacağı bulunduğu, şirketin ihyasını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; .... Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan istinaf incelemesinde ihyanın hangi işlemlerin yapılması için verildiğinin hüküm kısmında yazılmadığı, bu hususun resen düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddiyle kararının resen düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde ihya kararı verilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi'nce de kararın resen düzeltilmesine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 547/1 maddesi gereğince ihya davasında yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından ihyası istenen şirketin terkin olunmadan önceki merkez adresi ".... 18. ... No:85 ......dur. Anılan hüküm kesin yetki kuralı olduğundan mahkemece re'sen nazara alınması gerekirken bu husus göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesi'nce de 6100 sayılı HMK'nın 353/1-3. bendinde yer alan "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması
veya mahkemenin görevli ve yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" hususu gözetilmeksizin karar verilmiş olması anılan Kanun'un 371/1-b hükmü gereğince kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy