MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/05/2017 tarih ve 2017/137-2017/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...’da kurulan Doğu Anadolu Serbest Bölgesi’nde müvekkilinin bina yaptığını, daha sonra serbest bölgenin alanının daraltıldığını, bu şekilde müvekkilinin hem kâr etmekten mahrum kaldığını, hem de binanın atıl durumda kaldığını iddia ederek belirterek fabrika inşaatı için müvekkilinin yaptığı 605.000,00 TL’nin davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket adına tasfiye memurları, dava konusu olaydan davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, davalı şirketin mal varlığında bu nedenle herhangi bir artış yaşanmadığını, davacı ile davalı şirket arasında her nekadarda kira sözleşmesi akdedilmiş ise de davacı tarafın ileri sürdüğü zararın kaynağının kira sözleşmesinin uygulanması yada yorumlanmasından dolmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasındaki ilişkin kira ilişkisi olduğu, HMK’nin 4/1-a maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan alacaklardan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevinin sulh hukuk mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, serbest bölgenin daraltılması neticesinde fabrika binası için yapılmış masrafların tahsili ile muazaranın giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, mahkemece verilen daha önceki tarihli karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/14432 Esas, 2017/1206 Karar sayılı 16/02/2017 tarihli kararında davanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. HMK’nin 23/2. maddesinde Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararların davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlayacağının düzenlenmiş olduğu, buna göre davanın görüldüğü ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davaya bakılıp sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy