MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2017 tarih ve 2016/141 E. - 2017/256 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 18/01/2018 tarih ve 2017/1216-2018/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "FİTOSEN+şekil" ibareli 5. sınıf emtia ve 5. sınıf emtia için mağazacılık hizmetini de kapsayan marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından 5. sınıf emtiayı kapsayan "Fito" ibareli marka mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, Markalar Dairesince itirazın yalnızca 5. sınıfta yer alan bazı mallar yönünden kabul edildiğini, kısmi ret kararına yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden de iltibasın bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-2008 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, iptali istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare kapsamında kalan mal ve hizmetlerle davacının markasının kapsadığı mallar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin "FİTOSEN+şekil" ibareli başvurusu ile davacının "Fito" ibareli markası arasında, görsel ve sescil olarak başvuru kapsamında yer alan 5. sınıf ve 5. sınıf emtia için 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmeti yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketicilerin taraf markaları arasında bağlantı kuracağı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen koşulların anılan sınıflar yönünden oluştuğu, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden ise iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2016-M-2008 sayılı kararının yukarıda anılan sınıflar yönünden iptaline, aynısınıflar yönünden davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne, sair yönlerden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkmesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden TPMK'dan alınmasına, 08/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy