MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2016 tarih ve 2015/427-2016/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumca iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının yakınlarına ödemeler yapıldığını, yapılan ödemenin tazmini için Andırın Asliye Hukuk Mahkemesinde rücu davası açıldığını, ancak dava sonuçlanmadan davalı şirketin TMSF kararı ile sicilden terkin edildiğini, davanın devamı açısından anılan şirketin ihyası gerektiğini belirterek ...nin ihyasına, şirketin terkin kararının iptali ile ticaret sicile yeniden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili sicil müdürlüğünün 6762 sayılı TTK'nın 34. maddesi ve Ticaret Sicil Tüzüğünün 28. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye süresinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, TMSF tarafından tasfiyesi sırasında uygulanan 5411 sayılı Kanunun 134/9 maddesiyle TMSF'nin kontrolündeki şirketlerin tasfiyesine dair yönetmeliğin 7/4 maddesi gereğince fon kurulunca tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflası ve ihyasının istenemeyeceği, aynı yönetmelik hükümlerine göre tasfiye olunan şirketler aleyhine açılan alacak davalarının kanuni halef sıfatıyla fon tarafından devam ettirilebileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 17/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy