MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2016 tarih ve 2015/498 E. - 2016/607 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 15/02/2018 tarih ve 2017/1279-2018/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29 ve 43. sınıflarda 2011/36047 sayı ile “SULTAN AHMET LİDER KÖFTECİSİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "SULTANAHMET KÖFTECİSİ" esas ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın, davalı TPMK'nın 2015-M-10331 sayılı YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek, başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 1920 senesine dayanan köklü bir kuruluş olduğunu, 2000/09030 sayılı "Meşhur Sultanahmet Halk Köftecisi" ile 2015/72036 sayılı "Sultan Ahmet Köftecisi 1920" markaları nedeniyle müktesep hak sahibi bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'nın anılan kararının iptalini, marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ve mahkemece görüşüne
başvurulan bilirkişi raporunda, davacının başvurusu ile davalı şirketin itirazına dayanak yaptığı markalar karşılaştırılırken, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi'nin 30.06.2015 gün ve 2015/12274 K.- 2017/2172 K. sayılı kararı ile hükümsüz kılınan davalı şirket markalarının esas alınmadığı, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, yine davalı şirketin davacı markalarına tecavüz oluşturan kullanımı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının veya davacının tanınmış marka tescili veya davalı markasının tanınmışlık kararının iptali için açılan davaların veya istinaf dilekçesinde belirtilen taraflar arasındaki diğer uyuşmazlıkların, işbu dava konusunu oluşturan uyuşmazlık bakımından bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy