MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih ve 2015/205 E. - 2017/165 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/1377-2018/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının asıl unsuru "A 101" ve "A 1001" ibaresinden oluşan markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2013/39870 sayılı “alpa101” ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazının nihai olarak davalı TPMK YİDK tarafından red edildiğini, oysa davacı markalarının tanınmış ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'nın 2015-M-1487 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalının TPMK nezdinde tescilli 188304 tescil numaralı "Alpa 101", 2004/18890 sayılı "Vitalpa 101", 2009/58614 sayılı "Alpa 101" markalarının bulunduğunu, davalının "ALPA 101” markası üzerinde üstün ve öncelikli hakkının olduğunu, davalının önceki markaları ile aynı mahiyette yeni markalar oluşturmasının kötüniyet olarak kabul edilemeyeceğini, markalar arasında benzerlik ve önceki markalarının varlığı sebebiyle başvurusu açısından kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı/aynı tür veya benzer olduğu, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu bütün emtialar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davacıya ait markaların tanınmış olduğu, ancak davalının uyuşmazlık konusu bütün emtialarda 188304 ve 2004/18890 numaralı markalarından kaynaklanan kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy