MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2016 tarih ve 2016/7 E. - 2016/407 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/1357-2018/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca meşhur “PUMA” markası ile ilgili şekil, logo, yazı, sözcük vs.nin davalı kurum nezdinde tescilli hak sahibi olduğunu, “PUMA” markasının sıçrayan kedi ve yan şerit şeklinin kurum nezdinde 99392, 77793, 78463, 98845, 78675, 116987, 78112, 99135, 2009/43644, 104349, 157102, 2007/27603, 2007/39883 ve 2000/11226 numaraları ile tescilli bulunduğunu, markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin 2013/91397 numara ile 28. sınıfta şekil ibareli başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın davalı kurum tarafından 18.11.2015 tarih 2015-M-10106 sayılı karar ile reddedildiğini, davalının marka başvurusuna Slazengers Limited tarafından yapılan itirazın kabul edildiğini ve marka başvurusunun reddine karar verildiğinin tespit edildiğini, davalı şirket markasının müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzer olup iltibas tehlikesi yarattığını, müvekkilinin 78112 sayılı markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, davaya konu markanın ilk bakışta müvekkilinin yeni bir koleksiyonuna ait yeni bir marka izlenimi yarattığını, davalı kurumca reddedilen atlayan kedi ibareleri ile benzer marka başvuruları olduğunu ileri sürerek davalı kurumun 2015-M-10106 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, davacının markaları ile diğer davalının markasının karşılaştırıldığında benzer olmadığını, davaya konu başvuruda pumanın davacıya ait markalardan farklı şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "PUMA" ibaresi ile şekil, logo, yazı ve sözcüklerden oluşan 28. sınıf ürünleri de içeren tanınmış markaların sahibi olduğu, bu markaların sıçrayan pumanın değişik tasvirlerinden oluştuğu, davalının marka tescil başvurusunun da 28. sınıf ürünlere ilişkin olduğu, işaretin sıçrayan puma şeklini içerdiği, davacının şekil markalarıyla davalının başvurusunun konusu olan şekilden oluşan işaretin görsel olarak benzer mahiyette bulunduğu, davalı başvurusunda bulunan ürün ve hizmetlerin, davacının marka ve iştigal mevzuunda yer alan mal ve hizmetlerle aynı türden olduğu, söz konusu aynı tür mal ve hizmetlerle ilgili satın alma süresi içerisinde davacıya ait şekil markaları ile davalının şekilden oluşan işaretini birbiriyle ilişkilendirebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 2015-M-10106 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 14/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.