MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Andırın Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/06/2014 tarih ve 2014/10-2014/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş makinesinin davalı tarafından makine kırılması sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, ancak meydana gelen rizikonun davalı tarafından haksız olarak tazmin edilmediğini ileri sürerek, 24.945,00 TL’nin 18.04.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, iş makinesinin İş Finansal Kiralama A.Ş'ye ait olması nedeniyle adı geçen şirketin muvafakati alınmadan açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, rizikonun poliçe teminatı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline poliçedeki özel şart gereğince sigorta tazminatı talep edilebilmesi için gerekli olan dava dışı İş Finansal Kiralama A.Ş.'nin davaya muvafakatını sağlamak üzere kesin süre verildiği, ancak davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği, HMK’nın 94/3. maddesi uyarınca, kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, davacının huzurdaki dava bakımından davacı sıfatını kazanamamış olduğu ve bu nedenle aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, husumetin maddi hukuka ilişkin bir itiraz sebebi olup, taraflarca ileri sürülmese bile hakim tarafından resen dikkate alınacağı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.