MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23/02/2016 gün ve 2014/472 - 2016/30 sayılı kararı bozan Daire'nin 23/01/2018 gün ve 2016/6573 - 2018/576 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elektronik eşya sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 1977 yılından beri tanınmış “elma şekli” markalarını kullandığını, bu markasının müvekkilinin ürünleri ile özdeştiğini, davalı ...’in “SİDORE elma şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, söz konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış markasıyla ayniyet derecesinde benzediğini, bu başvuruya yaptıkları itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili ile diğer davalı, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının tanınmış marka olduğu, tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerde davacıya, davalı başvurunun farklı olduğu belirlenen mal ve hizmetler üzerinde tescilini engelleme hakkı verdiği, somut olayda taraf markalarının hizmet sınıfları farklı olsa da tüketicilerin “elma” şekli markasını bu mal ve hizmetler üzerinde görmeleri halinde tanınmış “elma” şekli markası sahibinin farklı ve/veya ilişkili sektörlerde de faaliyete başladığı izlenimi oluşabileceği, davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş bir marka bulunmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı TPMK vekili ile diğer davalı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy