MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2016 tarih ve 2015/504 E. - 2016/576 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2017/927-2017/990 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "POZİTİF" esas unsurlu 1. ile 45. sınıf arasındaki tüm mal ve hizmetlerde tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, belirtilen ibarenin 1999 yılından bu yana ticaret unvanı ve marka olarak kullanımı sonucu ayırt edici hale getirildiğini, ibarenin seri marka olarak kullanıldığını, davalı gerçek kişi tarafından yapılan 2014/41766 sayılı, 25. sınıf bir kısım malları içeren, "POZİTİF24" ibareli marka başvurusuna, müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak ... kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu, başvuru markasındaki “24” ibaresinin ayırt edicilik kazandırmadığını ileri sürerek ...'nın 2015-M-10691 sayılı kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; “POZİTİF” ibaresinin ayırt edici olmadığını, başvuru markasındaki “24” ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığını, markaların benzer olmayıp karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvuru markası kapsamındaki mallar yönünden davacı markalarının ayırt ediciliğinin ve tanınmışlığının bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “POZİTİF24" ibareli markanın, davacı markaları ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmayıp karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı iddialarının mevcut deliller ile ispatlanamadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının “BANKPOZİTİF” ibareli ticaret unvanının da dava konusu marka ile benzer bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/5 madde hükmü koşullarının oluşmadığı, dava konusu marka başvurusu hakkındaki kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, mahkemece alınan bilirkişi raporunun, hüküm vermeye yeterli olduğu, davacıya ait "POZİTİF" esas unsurlu markalar ile dava ve başvuru konusu “POZİTİF24" ibareli marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bu nedenle de 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı ve dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu iddialarının ispatlanamadığı, davacının ticaret unvanının da dava konusu marka ile benzer bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy