MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/03/2018 tarih ve 2017/1103-2018/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının posta tekeli dışında kalan gönderilerin taşınması ve dağıtımı hizmeti verdiğini, davalının personelinden olan dava dışı ...'in açtığı işçilik alacaklarına ilişkin davada tarafların asıl işveren/alt işveren kabul edilerek müvekkilinin sorumluluğuna hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin icra tehdidi altında 8.927 TL'yi işçiye ödediğini, ayrıca iş mahkemesindeki davada 599,70 TL masraf yaptığını, şartname ve sözleşmeye göre işçinin işvereni, sorumlusu ve muhatabının davalı şirket olduğunu ileri sürerek 9.526,70 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş mahkemesince müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun ve dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunun kabul edildiğini, işçiler üzerindeki yetkinin davacıda bulunduğunu, müvekkilinin yetkisinin ise sembolik düzeyde kaldığını, izinlerin işçiye kullandırıldığını, fazla mesai yapılmadığını, davanın müvekkiline ihbar edilmemesi sebebiyle bu hususta savunma yapılamadığını, teklif fiyata dahil edilmeyen ve müvekkiline ödeme yapılmayan kalemlerden asıl işverenin sorumlu olduğunu, talep edilen alacağı takipten uzun süre sonra ödeyen davacının miktarın artmasına kusuru ile sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 18/04/2014 tarih 18864 sayılı yazı ile 8.927,00 TL nin işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, dava dilekçesindeki talebin de bu yönde olduğu, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi davanın kısmen kabulüne, 9.231,39 TL nin (bu miktarın 7.053,27 TL sinin 07/12/2010, 1.578,42 TL sinin 04/06/2013, 362,30 TL sinin 17/09/2010, 169,80 TL sinin 08/10/2010, 37,60 TL sinin 30/04/2013, 30TL sinin 12/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek) değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 472,96TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy