MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/10/2017 tarih ve 2017/109-2017/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2013/24561 no’lu, "DKY" ibaresinin 12, 19, 35, 36, 37, 39, 42. sınıflarda marka olarak tescili için TPMK'ya başvuruda bulunduğunu ancak, başvurunun "DKY+şekil" ibareli, 2012/87233 no’lu markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b m. uyarınca 37. sınıftaki tüm hizmetler yönünden reddedildiğini, anılan karara yapılan itirazın da TPMK YİDK tarafından reddine karar verildiğini oysa, markalar arasında KHK’nın 7/1-b m. anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK’in 2014-M-4384 sayılı kararının iptali ile tüm emtia ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet marka KHK’nin 7/1-b m. anlamında benzer olduğu gibi, başvurudan çıkarılan 37. sınıftaki hizmetler de aynı veya aynı tür olduğundan YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru ile redde dayanak marka işaretleri arasında ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamından çıkarılan 37. sınıftaki hizmetlerin tamamının redde dayanak marka kapsamında da yer aldığı, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi koşullarının oluştuğu, ancak davacı tarafça redde mesnet markanın 37. sınıf bakımından devralındığı, 21.07.2015 tarihinde 2012/112030 sayı ile davacı adına tescil edildiği, dolayısıyla tescil engelinin kalktığı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2014-M-4384 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 15.11.2016 tarih 2015/11746 E.- 2016/8842 K. sayılı ilamıyla, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b hükmü koşullarının gerçekleşmediğinin kabulü ile kurum kararının iptaline karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b hükmü
koşullarının oluştuğu, kurum kararının bu nedenle yerinde olduğu, fakat redde mesnet alınan markanın davacı tarafça devralınması nedeniyle tescil engelinin kalktığı gerekçesi ile davanın kabulü ile kurum kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin davalarda, davalı kurum tarafından, karar tarihindeki koşullara göre 556 sayılı KHK'daki düzenlemelere uygun bir karar verilip verilmediği değerlendirilerek hasıl olan sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, kurum kararının verilmesinden sonra redde mesnet markanın davacı başvurucu tarafından devralınması nazara alınarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, somut uyuşmazlıkta bozma ilamında belirtildiği gibi başvuru markası ile redde mesnet alınan marka arasında aynılık olmayıp ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik de bulunmaması nedeniyle, davanın kabulüne kurum kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca açıklanan değişik gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy