MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen 06.10.2015 gün ve 2015/269-851 sayılı hükmün Dairemizce 21.06.2017 gün ve 2016/7292 Esas 2017/3966 Karar sayılı ilamla bozulması üzerine bu kez yerel mahkemece verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1 maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili 11/07/2012 tarihinde davalının maliki olduğu araç ile ...'den ... ve ... taşınan sigortalı ... Gıda San. Tic. A.Ş'ye ait emtiaların yerine ulaştırılmadığını, davacının müşterek sigorta sorumluluğu %30 olması nedeniyle ekspertiz raporu ve faturalar gereğince mal sahibinin uğramış oldukları toplam zararı 54.101,50 TL'nin 16.230,00 TL'sini ödediğini davalı taşıyanın zarardan sorumlu olduğunu, davalı - borçlu aleyhine girişilen icra takibinin itiraza uğradığını ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili hem Mahkemenin hem de ... . İcra Dairesi'nin yetkili olmadığını ve davalıya husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş, davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekilince temyizi sonucu Dairenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile tekrar bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda; nakliye faturasındaki imzanın davalıya ait olmaması, taşıt kartının ve ... poliçesinin düzenleme tarihlerinin kira sözleşmesinden önce olmaları, davalının aracını noter sözleşmesiyle dava dışı ... adlı şahsa bir yıllık kira sözleşmesiyle kiralaması, bir yıllık sürenin yerleşmiş uygulamaya göre uzun süreli kiralama sayılması, bu durumda kiracının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunun kabulünün gerektiğinden aracın işletini dava dışı ... olup, davalıya husumet düşmeyeceği gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mevcut delillere, navlun faturasındaki imzanın davalı eli ürünü olmadığının adli tıp raporu ile saptanmasına, aynı faturaya dayalı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/127 Esas, 2015/35 Karar sayılı dosyasında davalı lehinde verilen ve kesinleşen kararın eldeki dava yönünden güçlü delil niteliğinde bulunmasına göre direnme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1 maddesi gereğince Dairenin 21/06/2017 gün ve 2016/7292 Esas 2017/3966 Karar sayılı kararının düzeltilerek yerel mahkemenin 10/04/2018 gün ve 2017/1340 Esas 2018/353 Karar sayılı direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 21/06/2017 gün ve 2016/7292 Esas 2017/3966 Karar sayılı bozma ilamının düzeltilerek yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun 10/04/2018 gün ve 2017/1340 Esas 2018/353 Karar sayılı Direnme kararının ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy